yine ordunun malı olamadık gitti !!!

mehmetcikyaklaşık 3 haftalık yoğun çalışma koşuşturma, devlet dairelerinde sefillik ve son olarak sadece heyete aktarma belgemi koridorun başından sonundaki odaya götürmek için saat 10:30 da izmitten derince asker hastanesine çağırmaları(evet imza v.b vermedim, almadım sadece raporu bir odadan aldım diğerine götürdüm) bu da yetmezmiş gibi arabamın kaza yapması sonucu arabasız kalmam ( insan alışıyormuş merete şaka maka) sonucu en sonunda bugün saat 2 gibi heyete girdik tekrar tarttılar ölçtüler biçtiler vee 1 yıl daha askere sevkimin teciline karar verdiler bir yıl daha çilem devam edecek anlaşılan ama inanın öyle çok süründürüyorlarki insanı, insanın yaw gitsemde kurtulsam dedirtme derecesine getirmeyi beceren bir sistem kurmuşlar şimdiden tebrik eder ellerinden öperim : )

 

haa bu arada rejim çalışmalarına başladım 3 beyazla dostluğumuz bugünkü son öğle yemeğinden sonra bozulmuştur bakalım spor merkezine de yazıldık daha doğrusu sponsorum halil abim 50 saatlik bir giriş kartı hediye etti bakalım yüzeceğiz tepineceğiz 50 saatin sonunda ne olacak.

en sonunda herhalde yaylalar yaylalar diyeceğiz…

p.s. i love you mehmetçik :)

galatasaray fenerbahçe maçı, biletix ve karaborsa

biletix yogunluk

efendim olay şöyle vuku buluyor fenerbahçe galatasaray derbisi için iki adet bilet alacaktık arkadaşla tabii webciyiz ya ee daha öncede yoğun serverlardan ( örneğin pegasus bedava uçak biletlerinden bile iki taneyi yara yara almıştık hertürlü server yoğunluğuna rağmen) e daha öncede böyle bi derbi aşkım falmn da olmadığından biletx.com tecrübemiz sadece sıradan aktivitelerden ibaret hatta sistemlerinde gereksiz ufak bir hata bile buldum ama o ayrı konu.

herneyse gelelim asıl konuya ; bir önceki geceden sistematik olarak login olduk biletix e beni hatırla dedik hani yoğun olyor server ya uğraşmayalım giriş yaparken ki düşmelerle sistemden bunu yaptıktan sonra ertesi gün saat sabah dokuz otuzdan itibaren gezinmeye başladım sitede biletler saat onda satışa başlanacak ya içeride hazır bulunalım :) ve beklenen saat geldiğinde büyük hüsran beyaz sayfayla geldi yukarıdaki uyarı ve altındaki bekleme saatiyle beraber neyapalım dedim refreşhledik bekleme saniyeleri bir yükseliyor bir iniyor sonra bi ara sayfayı gördük galatasaray - fenerbahçe maçı bileti al a tıkladık yaklaşık 2 saatin sonunda ama hoop tekrar dışardayız

inatlaşama anı ; olay gitgide inata bindi iş güç bırakıldı bilet için çırpınılıyor ama ıı olmuyor 8 mblik bir bildik server a  bağlanıldı oradan da aynı trane ler en son koçnette ( biletix in serverlarıda burada durmakta) bir tanıdık server bulduk oradanda denedik ve ıı hüsran sonuç değişmedi  yani olay doluluk değilmiş. tabii saatti de 3 yaptık bu arada en son bi boşluk verdim başına döndüm bilgisayarın sayfa şıraak diye açıldı hemen tıkladık gene ama bide ne görelim biletler tükenmiş . günüm heba oldu… ardından etrafa sordum soruşturdum alamazsın dediler imkansız alanı da görmedim zaten

sonuç; şimdi birkaç sorum var bu biletixçilere

  1. Biletix yöneticilerinin herhangibi biri böyle bir şikayetle karşılaşmadımı ?
  2. Biletix.com a derbi günleri giren bir yöneicisidemi yok biletixin
  3. haa inanmıyorum ama eğer bu yoğunluk doğruysa kapasite artıırımına neden gitmiyorsunuz ne de olsa bilet başı komisyon alıyorsunuz ve bu derbilerde böyle olduğunu biliyorsunuz demektir yani süpriz değil bu yoğunluk (karlılık yerine biraz da hizmete değer verseniz keşke)
  4. Bu karaborsa bilet işinde sizinde payınız varmı ki şirketin belli bir kademesinde var gibi görünüyor( ben buna inanıyorum en azından)

bu sorulara yanıt bulurmuyum bilinmez ama bu işler böyle oldukça bizden internet şirketleri çıkmaz dünya çapında, çıkamaz da yanılıyormuyum

yorumsuz, ATATÜRK ‘ün bursa nutku…

ataturk.jpgBazen yorum yapmaya gerek kalmaz ya …

“Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medenniyedir” !!!! 30 Ağustos 1925 - Mustafa Kemal Paşa,

ATATÜRK’ün bursa nutku

Şubat 1933′te Bursa Ulucami’de toplanan 100 kadar irticacı camilerde Türkçe ezan okunmasına karşı bir ayaklanma girişiminde bulunurlar. Ayaklanma kısa sürede bastırılır. Atatürk Bursa’ya gider. Çekirge yolu üzerinde bulunan bir köşkte akşam yemeği yenildiği sırasında bir kişi Atatürk’e ayaklanmayla ilgili olarak şöyle diyecek olur: “Bursa gençliği olayı hemen bastıracaktı, fakat zabıta ve adliyeye olan güveninden ötürü…” Atatürk hemen konuşmakta olan kişinin sözünü keser ve aşağıdaki konuşmayı yapar:

Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, “demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, “ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

Mustafa Kemal Atatürk
Bursa, 5 Şubat 1933

iş-güç, gezi, kuşadası

kusadasi aksamdün saat 8 den beri kuşadasında bulunmaktayım hernekadar bindiğim otobüste önümde oturan tosun gece yolculuğu boyunca koltuğunu ağzıma sokacak kadar yatırsa da bende onun ışıkta uyuyamadığını keşfedip tüm gece ışığımı açık tutup kitap okuma numarasıyla uyusamda ve akabinde sabahleyin izmirden aldığım gazeteyi aldığımda otobüste okurken amcanın biri ban bakıp bakıp çoğul olarak tüm sülaleye saydırıyor sonra anladım ki gazetenin en ön sayfasındaki pkk lara saydırıyor yani gazeteye yancı olmuş oda okuyor çözene kadar kendimi zor tuttumsa da çözünce otobüste patlattım kahkahayı hernekadar otob ahalisi bana garip garip baksada varsın olsun artıkım…

sonrasında ise sabah indiğim gibi müşterilerle hızlı bir toplantı e biras engilizce idmanıda oldu bana çook paslanmışım bu arada sonrasında bana ayrılan ofise çıkıp çalışmalara başladım bakalım bugün itibari ile mecburi ve tabii olarak yine erdoğan ın düğünü için geri dönüyorum kuşadasına kuş misali geldim gideceğim. tabii gezi derseniz gezi dediğimiz olay şu oldu biraz ofis dışınçıktık buraara geldik zaten müşterilerim ve otelim kuşadası merkezde sabah biraz erken kalkıp kuşadası sahili otel baklonundan izledim yetmedi ama yetti diyelim

sonuç olarak gördümki kuşadası artık kışlıkta bir yer olmuş kış günleri iş için ülkenin çeşitli tatil beldelerine gidiyorum ama bunlardan sadece kuşadasında bu havayı gördüm , havalar harika hernekadar burada yaşayanlar uzun kollu giyse de ben kısa kollularım geçirdim üstüme hemen biraz daha sıcak olsa şortda giyeceğim hernekadar bu yabancıların birkısmı şortlu dolaşıyor insan değil androidler herhalde. kusadasi tepe

elektrik kesintisi, izmit ve necati cumali

necati cumali resmidün yine meshur izmit elektrik kesintilerinden birini yaşadık izmitte. bende mumu yaktım (izmitte mumsuz hayat düşünülemez :) ) aldım elime biramı başladım kütüphanemi karıştırmaya. bir anda necati cumalinin imbatla gelen isimli şiir kitabı geldi karşıma yıllar önce alıp bana ağır geldiği için en azından tam anlamadığımı hissettiğim için okuyamadığım şiir kitabı yıllar sonra bana ne kadar da çok şey anlattı ne kadar çok şey fısıldadı anlatamam. ortaokuldayken bir türkçe hocam vardı seyhan hoca, o demişti bir kersinde; “her kitap her yaşta farklı tatlar bırakır insanda farklı hayallerin penceresini açar diye” ben o zamanlar anlamamıştım ama sözde çok ilginç gelmişti bana dün ne demek istediğin anladım…

şişe, susadın mı? diye sorar
yatak, yat uzan der, seni bekledim
güler, sen iyisin, sen güzelsin
burada kal, bizden ayrılma der
dört duvar
aşkın olmadığı yerde
saadetin olmadığı yerde
duvar olmak, yatak olmak
neye yarar ?

necati cumali
imbatla gelen

—————————-

aşkın diliydi
aramızdaki dil
sözlere dökülmedik

dalgın bakışlar
kenetli eller
iççekmelerin dili

ne çok konuştuk öyle
ne çok dertleştik
biri yazılı değil

bilmeyenler için imbatın manası tdk sözlükten ; Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgârı, deniz yeli.

daha çok necati cumali şiiri buradan ,

necati cumali de kimmiş diyenler buradan ve şuradan lütfen .